NAZLINAZLINAZLINAZLINAZLINAZLINAZLINAZLINAZLINAZLI

02.07.1991 İstanbul / Kabataş Erkek Lisesi / Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi - MİMARLIK... to be continued ;)

Ben
Benden olgun insan isterim karşımda!
Benden dürüst,
En ufak dalgada,
Arkasını dönmeyecek kadar olgun.
Arkamı döndüğümde,
Sırtımdan vurmayacak kadar güvenilir.
Bir o kadar cesaretli olmalı.
Yağmurdan ıslanıp,fırtınadan kaçmamalı.
Ayağı taşa takılınca kayadan korkmamalı.
İşine gelince sevip,
Zoru görünce bırakmamalı
— Can YÜCEL (via choqobelly)

Untitled: “…Birbirleriyle sadece göz aşinası olan, her gün, hatta her saat...

utkuozturk:

“…Birbirleriyle sadece göz aşinası olan, her gün, hatta her saat karşılaştıkları halde, adetlerin hükmüne ya da kendi kuruntularına tabi olarak ne selam ne konuşma, görünüşte kayıtsız bir yabancılığı devam ettirmek zorunda kalan insanlar arasındaki ilişkiden daha garip, daha nazik bir şey olur…

MİMARLIK ÖĞRENCİSİ OLDUĞUNUZ NEREDEN ANLAŞILIR?? 


1. … saatin alarmı uyumak zorunda olduğunuz zamanı anlatıyorsa 
2. … derslerde, özellikle de mimarlık tarihi ile ilgili olanlarında, horlamak sizi rahatsız etmemeye başlıyorsa 
3. … insanlar kafein kokmanızdan rahatsız oluyorsa 
4. … bir mekanı İNŞAA edebileceğini düşünüyorsanız 
5. … bir haftasonu 20 saat aralıksız uyuyabiliyorsanız 
6. … genelde hareketsiz nesneler ile kavga ediyorsanız 
7. … tuvalette uyuyakaldıysanız 
8. … kardeşiniz tek çocuk olduğuna inanmaya başlamışsa 
9. … 48 saatten kısa bir sürede tüm CD’lerinizi dinlediyseniz 
10. … 48 saatten fazla bir süre aynı CD’yi dinlediyseniz 
11. … toplum içerisinde gözükmüyorsanız 
12. … ev anahtarlarınızı kaybediyor ve bunu bir hafta sonra fark ediyorsanız 
13. … dişlerinizi okulda fırçaladıysanız 
14. … koca bir rulo filmi koridoru çekerek harcadıysanız 
15. … kahve ve yemek makinalarının ne zaman yeniden doldurulacağını biliyorsanız 
16. … her zaman yanınızda deodorant taşıyorsanız 
17. … maket yaparken geridönüşüm konusunda canavarlaşıyorsanız 
18. … kendinizle iletişim kurmaya çalıştığınızda tek duyduğunuz monoton ve sürekli bir sesse 
19. … saat 3:00’e kadar alkol almadan mükemmel kareografi ile dans edebiliyorsanız 
20. … bir öğünde kahvaltı, öğle yemeği ve de akşam yemeğini karıştırabiliyorsanız (ehe.. gerçek füzyon mutfağı) 
21. … tatiller sizin için iyi uyuma vakitleri ise 
22. … sevgilinizi buluşmaya şantiyeye götürüyorsanız 
23. … okumadığınız 100 $ kitaplar alıyorsanız 
24. … birileri size tatil fotoğraflarını gösterdiklerinde “insan ölçütü”nü soruyorsanız 
25. … Autocad, 3d Studio Max ve Photoshopu biliyor ve de ayrıca websayfası yapabiliyorsanız ama excel’in nasıl kullanılacağına dair fikriniz yoksa… 
26. … ölü ya da diri büyük mimarlara, sanki ezelden beri onları tanıyormuşsunuz gibi lakaplarıyla hitap ediyorsanız 
27. … diğer insanlarla herhangi bir ilişki kurmadan, doğal ışık olmadan, yemek olmadan yaşayabiliyorsanız, ama plotter çalışmadığında bu SON sa.. 
Siz mimarlık öğrencisisiniz… 
Bu da kişisel gözlemlerim: 
- dışarıdan çöp toplar gibi maket malzemesi topluyorsanız 
- otobüse bindiğinizde bir türlü sığamadığınız için yanınıza kimse oturmuyorsa… 
- dönem başlarında bakımlı, ortasında normal sonunda ise tamamen bir çöplük gibi gözüküyorsanız.. 
- sürekli mide ağrısı çekmeye başladıysanız 
- scrolling yapmaktan parmaklarınız sürekli seğirmeye başladıysa 
- gerçek yaşamda 3d orbit ve de zoom all özelliklerini arıyorsanız ve bulamayınca şaşkınlığa düşüyorsanız.. 
- evlerin ve çevrenin kontörlerini teknik çizim halinde görüyorsanız 
- gece rüyanızda *uyuduğunuz kısa süreler içerisinde görebilirseniz tabi* proje çözüyorsanız 
- hasta olduğunuzda konsept, biçem, hacim diye sayıklıyorsanız.. 
- evinizin en kalabalık üyeleri kırtasiye malzemeleri ve de küflenmiş yemeklerin üzerindeki yaşam formları ise 
- fotoğraf makinenize isim taktıysanız, ve her güzel iç mekan çekiminde “aferin oğluma” diyorsanız 
- en son sosyal aktiviteniz altı ay önceye tekabül ediyorsa 
- ozalitçide ve kırtasiyede sizi kırmızı halıyla karşılıyorlarsa 
- okunacak kitaplarınız başınızda dağ sıraları şeklinde biriktiyse 
- antik yunan ve Romalılardan artık gina geldiyse ve hepsinin üzerlerindeki drapeli elbiselerini alıp müsait…. Neyse… 
- yine aynı bağlamda mimarlık tarihi derslerine rahat çalışabilmek için bir zaman makinesı yapıp bilinen tarihi daha kolay anlaşılabilir bir şekle sokmak amacı gütmeye başladıysanız.. hatta piramitlerin sizin düşündüğünüz fikri uygulayan birileri tarafından yapıldığına inanıyorsanız… 
- zaman algılamanızda kaymalar başladıysa 
Siz mimarlık öğrencisisiniz…

10 Lessons from Einstein

1. Follow Your Curiosity “I have no special talent. I am only passionately curious.”

2. Perseverance is Priceless “It’s not that I’m so smart; it’s just that I stay with problems longer.”

3. Focus on the Present “Any man who can drive safely while kissing a pretty girl is simply not giving the kiss the attention it deserves.”

4. The Imagination is Powerful “Imagination is everything. It is the preview of life’s coming attractions. Imagination is more important than knowledge.”

5. Make Mistakes “A person who never made a mistake never tried anything new.”

6. Live in the Moment “I never think of the future – it comes soon enough.”

7. Create Value “Strive not to be a success, but rather to be of value.”

8. Don’t be repetitive “Insanity: doing the same thing over and over again and expecting different results.”

9. Knowledge Comes From Experience “Information is not knowledge. The only source of knowledge is experience.”

10. Learn the Rules and Then Play Better “You have to learn the rules of the game. And then you have to play better than anyone else.”

John McRae The architects’ blog’da yayınlanan yazısında mimarlık fakültesinde öğrendiği 10 şeyi kaleme aldı

1. Mimarlık: “Bina sanatıdır”

Bu güne kadar öğrendiğim en iyi mimarlık tanımı. Bilimi ve sanatı buluşturuyor.

2. Yaptığınız her tasarımı savunun!

İkinci yılım geleneksel kalıplara karşı entelektüel fikirlerin önemini savunarak geçti ve bunun hala çok önemli olduğuna inanıyorum.

3. Her zaman neden diye sormalı

Büyüyen bir çocuk olmanın yanı sıra gelişen tasarımınız için her zaman önerilerilerinize yapılan eleştirilerin nedenini öğrenmek bence çok değerli.

4. Fark yaratan isimlerle tasarım yapmaya çalışmalı

Öğrenim hayatımda aklımda kalan en güçlü isim  Alvar Aalto oldu. Çalışmaları hayatımı etkiledi.

5. Plan jenaratördür. Kesit ve cepheleri o yaratır

Bu modernist bakış açısı daha 1. yılda bana yapışmıştı. İyi bir plan, iyi bir düşüncenin ürünüdür.

6. Bilgisayarlar düşünmenin yerine alamaz

En önemli iletişim araçlarından biri olduğu kesin ama komplike problemleri çözmede beynin yerini alamaz.

7. Yol ile sokağın farkı

İlk yılımda Isi Metzstein “Yollar araçlar içindir, sokaklar yaylar ve binalar için,” dediğinde aradaki bu büyük farkı anlamıştım.

8. Çizemiyorsan demek ki inşa da edemeyeceksin

Okulumun teknik detaylara verdiği önem ve diğer disiplinlerle kurduğu güçlü bağ bize inşa etmenin de mimarlığın bir parçası olduğunu öğretti.

9. Görsel bir şölen yaratmalı

Mimarlık renk, form ve boyut ile görsel bir şölen yaratmak olmalıdır.

10. Siyah giyme

Baştan aşağı siyah giyinmek kabul edilemez bir şey. Mimarlık bir tarz işiyse, tek tip bir kıyafettense kendi stilinizi yansıtacak bir şeyler giyinmeli.

THE ARCHITECT

THE ARCHITECT is reserved, creative, intellectual, and adaptable. They are also considered to be the most logical of the character types. They are particularly well suited to occupations such as mediators, musicians and strategic planners.

THE ARCHITECT’s strongest personality indicators are in introversion, intuition, thinking and perception. Some areas may be more pronounced than others. The following information contains a broad description of the character’s individual personality components.

THE ARCHITECT is generally quiet and self-reflective. They spend more time concentrating on internal thoughts than speaking. They are more likely to try and figure things out for themselves than to ask for help. Others may view this as being territorial. They have a relatively limited number of friends, but they tend to expend more energy on those relationships.

This person relies more heavily on gut feelings than on past experience. Others may view them as having their head in the clouds or as being free-spirited. They are imaginative people who are more intrigued with fantasy than facts. They spend more time contemplating about future possibilities than worrying about the here and now. They can be a great source of inspiration to the people around them.

They are generally reserved, lacking, for the most part, spontaneity and impulsiveness. Others often view them as firm and impersonal. They make decisions analytically, carefully weighing out all the feasible options. They rely more heavily on principle than on morality or spirituality and they are somewhat predictable due to their methodical nature.

Sometimes they can roll with the punches. They live life in the moment adapting to situations as they pop up. They are not quick to make decisions and like to keep their options open. Others view them as followers instead of leaders; however, their flexibility makes them good team members. Many of them have problems with commitment and prefer to keep things tentative or open-ended. They are often called or called upon at the last minute

Halil Sezai çok abartılıyor diyenlerdenim

Hele ki Fırat Tanış varken… 

(Kaynak: kafalardacicekleracmis, bayankurabiye gönderdi)

misschihiro:

Hazırlanmayın. Son anda olun. Öyle ki, çabaları faydasız sansınlar. Yerine göre iki alana bir bedava, yerine göre Tanrı’nın lütfu olun. Bilhassa geç gelin. Ama erken gidin. Size göre ayarlansın bütün program. Kış gösterip kış gelin. Yaz gösterip gelmeyin. Sevdiklerinize erken menopoz alın. Doğum günlerini unutun. İyi günde iyi olun, kötü günde yok olun. Tercihen beslenmeyin. Organlarınızı bağışlayın ardından kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerde ölün. Bedeniniz kurda kuşa yem olsun. Hem bu da bir tür paylaşım değil midir? Öyledir ve değildir.

misschihiro:

Hazırlanmayın. Son anda olun. Öyle ki, çabaları faydasız sansınlar. Yerine göre iki alana bir bedava, yerine göre Tanrı’nın lütfu olun. Bilhassa geç gelin. Ama erken gidin. Size göre ayarlansın bütün program. Kış gösterip kış gelin. Yaz gösterip gelmeyin. Sevdiklerinize erken menopoz alın. Doğum günlerini unutun. İyi günde iyi olun, kötü günde yok olun. Tercihen beslenmeyin. Organlarınızı bağışlayın ardından kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerde ölün. Bedeniniz kurda kuşa yem olsun. Hem bu da bir tür paylaşım değil midir? Öyledir ve değildir.

Hala anlayamadınız değil mi?
Önemli olan haklı ya da haksız olmak değil!
Kavganın kazananı yoktur.
Ya kaybedersiniz ya da daha çok kaybedersiniz.
Önemli olan kalp kırmamak.
Önemli olan yargılamadan, karşılıksız sevebilmek ve iyilik yapabilmek.
Haklı bile olunsa özür dileyecek kadar asil olmak, bilge olmaktir.
Egonuzu kontrol edemediğiniz sürece, o sizi kontrol etmeye devam edecek.
Böyle olduğu sürece tüm dünya sizin bile olsa asla mutlu olamazsınız.
— Albert Einstein (via bayankurabiye)

(Kaynak: fiddosh, bayankurabiye gönderdi)

Biliyorum, kolay değil yaşamak;
Gönül verip türkü söylemek yar üstüne;
Yıldız ışığında dolaşıp geceleri,
Gündüzleri gün ışığında ısınmak
Şöyle bir fırsat bulup, yarım gün,
Yan gelebilmek Çamlıca tepesine.
-Bin türlü mavi akar Boğaz’dan-
Herşeyi unutabilmek maviler içinde.
II
Biliyorum, kolay değil yaşamak;
Ama işte
Bir ölünün hala yatağı sıcak,
Birinin saati işliyor kolunda.
Yaşamak kolay değil ya, kardeşler,
Ölmek de değil;
Kolay değil bu dünyadan ayrılmak
— Orhan Veli (via bayankurabiye)

(Kaynak: birbulutolsam, bayankurabiye gönderdi)

Just shoot for the stars
If it feels right
Then aim for my heart
If you feel like
And take me away, make it okay
I swear I'll behave

(Kaynak: birkutuhayal, biradambinhayal gönderdi)

orangibility:

“Herkes geçer diyor, geçer mi? Herkes ne bilir acımı? Herkes ne bilsin acımızı?! Yaşar gibi yapmaktan, özlemez gibi yapmaktan, iyiymiş gibi yapmaktan, nefes alıp onu içimde tutmaktan, o nefeste boğulmaktan sıkıldım ki nefessizlikten değil nefesten boğulmaktır marifetimiz..”
-Oğuz Atay

orangibility:

“Herkes geçer diyor, geçer mi? Herkes ne bilir acımı? Herkes ne bilsin acımızı?! Yaşar gibi yapmaktan, özlemez gibi yapmaktan, iyiymiş gibi yapmaktan, nefes alıp onu içimde tutmaktan, o nefeste boğulmaktan sıkıldım ki nefessizlikten değil nefesten boğulmaktır marifetimiz..”

-Oğuz Atay

(Kaynak: self-poisoning, bitsedegitsek gönderdi)

Ultralite Powered by Tumblr | Designed by:Doinwork